Yine okuldayim, sanki cok bisey yazicakmisim gibi sirtlandim bilgisayari ve geldim. "odevim var yetistirmem gereken" diyede haber ettim camideki hocalara, kimisi tamam dedi kimisi pek hoslanmadi. araliksiz yagan ama rahatsiz etmeyen bir yagmurun altinda girdim okula, besinci kattayim, yerlestim, sakince actim bilgisayari ama hala odeve baslamadim. dun gece onbirde biraktigim koltuklardayim yine bugun, yazilicak o kadar cok sey varki.. kafamda hepsi ayri bi yerde.. onlari toplayip duzenleyip, arastirmasini yapip kagida aktarmak nasilda zor!Bugun erken cikmam lazim..yedide olmaliyim camide. program var, sonra bakiolar yokum ariolar, ne dicemi bilemiyorum falan.. su odevi atlatiyim daha mutlu bi insan olucam insallah.. sonra bosvericem herbiseyleri. napalim her istedigimiz olmuyo iste.. hem ben burda mutluyum hamdolsun, daha bi suru yapacaklarim, goruceklerim var. sonra yazicaklarim var bir suru..
annemlere yaz okuluna kalacagimi yolladigim kartpostalla haber verdim. bilmiyorum pek ses cikmadi. haziran sonuna kadar burdayim gibi simdilik, asistanliga basvurmustum onuda aldim hamdolsun. yazin alacagim ders "jane austen in film and fiction" gibi biseydi galiba.. bayiliyorum austen'a, beni nasil mutlu ediyor onu okumak. cok akilli bi kadin, zeki..persembe gunu John'un reading'i var park slope'ta. gitmek istiorum ins. Lewis'in dersi vardi ama soyledim, oda dersi iptal etti :) zaten gelmeyecek olan bir iki kisi daha vardi. madem dedi baska zaman yapalim. boyle de rahat insanlar, bayiliyorum. bana surekli soru soruo derste onada bayiliyorum.. cevap vermek istemedigim zaman yada konusamadigim zaman oyle yumusak bi gecis yapiyoki, ben bile anlamiyorum. hikayelerde gecen amerikan tarihinden yada gecmislerin pop kulturunden referanslar oldumu, "handan do you know who .... is?" die bana donuyor. "no" diorum bazen ezik bisekilde, oda "it's ok handan, you don't have to" die basliyor, sonra uzun uzun anlatiyor. bu isi oyle abarttiki Beatles'i bile sordu bende soyle bi baktim napiosun der gibi..cok tatli guldu.. bizim universitelerde var mi boyle hocalar? bence olsun.
bugunlerde disari pek cikamiyorum, malum su essay beni yeterince mesgul ediyor hic birsey yazmasamda, havalar duzelince tezim icin belirledigim shakespear garden'a gidicem insallah. central parkta..bu arada onceki gun central parka girerken gormusler hugh grant'i pek bi yorgunmus, hemen bakislarini kacirmis, nolur yanima gelmeyin
diye yalvarircasina :) zor ya bunlarinda isi hakkaten :) vegas'a ne zaman gidicez acaba? ann'e bi soriyim bu hafta. orayida bi gorelim, resimleyelim. aslinda otobusle bi gecsemmi diorum kitayi. NY'dan LA'ye otobus varmis, hatta tren bile..ama cesaret edemiyorum pek tek basima. aslinda istiyorum ki drew gibi bende bir yol hikayesi yasiyim. ama elimde ne bir haritam, nede varacagim yerde bir bekleyenim var onun gibi.. neyse farketmez, yol hikayeleri tek basina yasanirsa anlam bulur zaten..oyle degil mi?
1 comment:
handan ya senin new york'un da hayatına değip geçenler de cidden çok tatlılar.. essayden ve tezden hem keyif hem a alman dileklerimle hasretle kucaklar road trip anılarını okumak için de sabırsızlanırım!! ;)
Post a Comment